Işıklı bir tabela asılmadan önce cevaplanması gereken sorulardan biri elektrik tarafındadır ve çoğu zaman montaj gününe bırakılır: cephedeki mevcut hat bu tabelayı besler mi? Soru teknik görünse de cevabı birkaç okunabilir değere dayanır. Tabelanın içindeki modüllerin sayısı ve her birinin gücü bir toplam verir; güç kaynağının etiketi bu toplamın şebeke tarafında ne kadar akıma karşılık geldiğini söyler; panodan cepheye giden kablonun kesiti ve hattın sigortası da bu akımı karşılayıp karşılayamadığını belirler. Zincir budur ve her halkası bir etiketten ya da bir ölçümden okunur.

Bu yazıda hesabın yöntemini anlatıyoruz, hazır bir sayı vermiyoruz. Bunun sebebi kaçınmak değil, sayının gerçekten tabelaya özgü olmasıdır: iki aynı boy kutu harfin bağlı yükü, içine giren modülün tipine göre birkaç kat farklı olabilir. Bu yüzden her bölümde değerin nerede yazılı olduğunu da söylüyoruz — modülün ambalajında, kaynağın etiketinde, panonun sigorta değerinde ya da pens ampermetrenin ekranında. Hesabın sonunda elinizde tek bir sayı kalır: tabelanın şebekeden çekeceği akım. Mevcut hattın yeterli olup olmadığı tartışması da o sayıyla başlar.

Bu konuda yaptığımız işler

Tüm projeler

Benzer bir iş mi planlıyorsunuz? Uygulama alanının fotoğrafını gönderin; ölçüyü ve malzemeyi birlikte netleştirelim.

01

Bu hesap hangi soruyu çözer, hangisini çözmez?

Tabelanın elektriğiyle ilgili üç ayrı soru birbirine karıştırılır. Birincisi faturadır: tabela ayda ne kadar enerji harcar. İkincisi besleme bölüşümüdür: bir güç kaynağına kaç modül bağlanır. Üçüncüsü ise cephenin kendi sorusudur: bu tabelayı astığımızda mevcut elektrik hattı onu kaldırır mı, yoksa panodan yeni bir hat mı çekmek gerekir?

Bu yazı üçüncü soruyu ele alıyor. Aradaki fark pratik bir farktır, çünkü üç soru farklı büyüklükleri kullanır. Fatura hesabı gücü süreyle çarpar ve enerjiyi bulur. Besleme bölüşümü kaynağın çıkış tarafında kalır. Hat sorusu ise kaynağın giriş tarafındaki akımla ilgilenir; yani şebekeden ne kadar akım çekileceğiyle. Bu üçü aynı tabelada aynı anda vardır ama cevapları birbirinin yerine geçmez.

Bir tabela az enerji harcayabilir, kaynak bölüşümü kusursuz kurulmuş olabilir ve yine de cephedeki eski hat o tabelayı taşımaya yetmez. Hesabı doğru kurmanın ilk adımı, hangi soruyu sorduğunuzu bilmektir. Teklif aşamasında bunu açıkça söylemek de işe yarar: tabelanın beslemesi mevcut hattan mı alınacak, yoksa iş kapsamında yeni bir hat var mı?

Bu cümle teklifte geçmiyorsa, montaj günü cephede bir elektrik sürprizi bekliyor demektir.

  • Fatura sorusu gücü yanma süresiyle çarpar; sonucu enerjidir.
  • Besleme bölüşümü kaynağın çıkışında kalır; modüllerin nasıl paylaştırıldığını belirler.
  • Hat sorusu kaynağın girişindeki akımı sorar; kesit ve koruma bu akıma göre seçilir.
  • Üç hesabın girdileri ortaktır ama çıktıları birbirinin yerine kullanılamaz.
02

Hesap hangi sırayla kurulur?

Zincirin beş halkası var ve sıra bozulduğunda sonuç anlamsızlaşır. Birinci halka bağlı aydınlatma yüküdür: tabeladaki modül sayısı ile modül başına güç çarpılır. Şerit kullanılıyorsa metre başına güç ile toplam metre çarpılır. İkinci halka güç kaynağının giriş tarafıdır. Kaynak bir dönüştürücüdür ve kayıpsız çalışmaz; şebekeden çektiği güç, modüllere verdiği güçten her zaman biraz fazladır.

Üçüncü halka akımdır: kaynağın giriş gücü şebeke gerilimine bölünerek hattın taşıyacağı akım bulunur. Gerçek akım bu bölmenin verdiği sayıdan yüksek olabilir; nedeni ve etiketten nasıl okunacağı aşağıda. Dördüncü halka kesittir: panodan tabelaya giden kablo bu akımı ısınmadan taşıyacak ve mesafe boyunca gerilim düşümü kabul edilebilir sınırda kalacak biçimde seçilir.

Beşinci halka korumadır: sigorta tabelayı değil kabloyu korur, dolayısıyla kesit belirlenmeden sigorta seçilemez. Cephede birden çok kaynak varsa her birinin giriş akımı tek tek bulunur ve toplanır; ortalama alınmaz. Zincirin herhangi bir halkası tahminle doldurulduğunda sonraki halkaların hepsi o tahminin üzerine kurulur.

Sıra tersine çevrilmez: panodaki boş sigorta yerine göre tabela seçilmez, tabelanın yüküne göre hat kurulur.

03

Modül sayısı ve modül başına güç nereden okunur?

Bu iki değer hesabın tamamını belirler ve ikisi de tahminle yazılmaz. Modül sayısı üretim dosyasından gelir: hangi harfin içine kaç modül girdiği, harf yüksekliği ve derinliğine göre üretim sırasında kararlaştırılır. Yeni bir tabelada bu sayıyı üreten taraf bilir ve teklifte yazabilir. Mevcut bir tabelada ise sayıyı öğrenmenin tek kesin yolu kutuyu açmaktır; cepheden bakarak ışıklı yüzeye göre tahmin yürütmek yanıltır, çünkü aynı parlaklık farklı modül yoğunluklarıyla elde edilebilir.

Modül başına güç, modülün ambalajında ya da üreticinin ürün belgesinde yazar. Aynı görünen iki modülün gücü farklı olabilir; içindeki çip sayısı ve akım sınırlaması değişir. LED modüllerin çoğu 12 V ya da 24 V doğru gerilimle çalışır ve güç değeri bu gerilimde verilir, dolayısıyla etiketteki gerilimle sistemin gerilimi eşleşmiyorsa okuduğunuz güç sizin tabelanız için geçerli değildir.

Şerit aydınlatmada güç metre başına yazılır ve kesilen boy hesabı değiştirir. Pratik sonuç şu: teklif aşamasında üreticiden iki sayı isteyin, modül adedi ve modül başına güç. Bu iki sayı yazılı hâlde duruyorsa, yıllar sonra bir ekleme yapılacağında hesabı yeniden kurmak için tabelayı açmak gerekmez.

  • Modül adedi üretim dosyasında bulunur; cepheden bakarak sayılamaz.
  • Modül gücü ambalajda ya da üretici belgesinde yazar; benzer görünüm aynı güç anlamına gelmez.
  • Şerit aydınlatmada güç metre başınadır; kesilen boy toplamı değiştirir.
  • Etiketteki gerilim ile sistemin çalışma gerilimi aynı değilse okunan güç geçersizdir.
  • Her iki sayıyı teslim evrakına yazdırmak, sonraki eklemede tabelayı açma zorunluluğunu kaldırır.
04

Kaynağın çıkış gücü, şebekeden çektiği güç değildir

Hesapta kolay atlanan halka burasıdır. Güç kaynağının etiketinde birden fazla sayı bulunur ve bunların hepsi aynı şeyi anlatmaz. Çıkış satırı, modüllere verilebilecek en yüksek gücü ve bunun hangi gerilimde verildiğini söyler. Giriş satırı ise şebeke tarafını anlatır: kabul ettiği gerilim aralığı ve o aralıkta çektiği akım. Hat hesabında kullanılacak satır giriş satırıdır.

İki satır arasındaki fark dönüşüm kaybıdır; kaynak kendi içinde ısı üretir ve bu ısı da şebekeden çekilen gücün bir parçasıdır. İkinci bir fark daha var. Anahtarlamalı kaynakların bir bölümünde akım ile gerilim aynı anda tepe yapmaz; bu durumda hattın taşıdığı akım, gücü gerilime bölerek bulunan değerden yüksektir. Güç katsayısı düzeltmesi olan cihazlarda bu fark küçülür, olmayanlarda belirgin kalır.

Etiketteki giriş akımı bu farkı zaten içerir; üretici o sayıyı en kötü durum için yazar. Bir ayrıntı: giriş akımı genellikle gerilim aralığının alt sınırında en yüksektir, çünkü aynı gücü daha düşük gerilimden çekmek daha fazla akım gerektirir. Etikette iki değer yazılıysa büyük olanı alın.

Etiket okunmayacak kadar yıpranmışsa model adını not edip üreticinin ürün belgesinden değerleri alın; silik bir etiketten okunan sayıya güvenmeyin.

05

Yük payı hesabın neresinde durur?

Pay iki ayrı yerde bırakılır ve ikisi aynı şey değildir. Birincisi cihaz tarafındadır: güç kaynağı kapasitesinin tamamına kadar yüklenmez, bir bölümü boş bırakılır. Bunun gerekçesi ısıdır; kapalı bir tabela kutusunun içi yaz günü dış havadan belirgin biçimde sıcaktır ve üreticiler kapasitenin sıcaklıkla birlikte düştüğünü belgelerinde gösterir.

İkincisi hat tarafındadır ve bu yazının konusu olan paydır: panodan çekilen hat, bugünkü tabelanın akımına göre değil, o hattın ileride taşıyacağı yüke göre kurulur. Cephede bir tabela varsa yarın bir vitrin aydınlatması, bir yan tabela ya da ikinci bir harf grubu aynı hatta gelebilir. Hattı sınırda kurmak, bu eklemelerin her birini yeni bir kablo çekme işine dönüştürür.

Pay bırakmanın maliyeti kablo kesitinde küçük bir artıştır; bırakmamanın maliyeti ise cephenin yeniden açılmasıdır. Payın ne kadar olacağı kesin bir oran değildir; cephenin büyüklüğüne, işletmenin değişim hızına ve panodan cepheye kablo çekmenin zorluğuna bağlıdır. Dar bir pasajda tavanı yeniden açmak pahalıysa pay büyür; panonun hemen arkasındaki bir cephede küçülür.

Zincir ya da franchise bir işletmede ise pay, merkezin ileride değiştirebileceği tabela düzeni düşünülerek konuşulur. Önemli olan payın hesabın girdisi olarak baştan konuşulması, sonradan 'nasılsa yeter' diye varsayılmamasıdır.

06

Panodan cepheye giden kablonun kesiti neyle belirlenir?

Kesit iki ayrı sınırın büyüğüne göre seçilir. Birinci sınır akım taşıma kapasitesidir: iletken, taşıdığı akımla ısınır ve yalıtımın dayandığı sıcaklığı aşmaması gerekir. Bu kapasite yalnızca kesite bağlı değildir; kablonun nasıl döşendiği de belirleyicidir. Boru içinde, sıva altında, birden çok kablonun yan yana olduğu bir kanalda ya da güneş gören bir cephe kanalında aynı kesit aynı akımı taşımaz, çünkü ısının kaçacağı yol değişir.

İkinci sınır gerilim düşümüdür ve mesafeyle büyür. Pano cephenin hemen arkasındaysa bu sınır çoğu zaman belirleyici olmaz; pano bodrumda, tabela ise dördüncü katın cephesindeyse ya da totem binadan onlarca metre uzaktaysa belirleyici hâle gelir. Hesapta kullanılacak boy, kablonun pano ile tabela arasındaki fiili güzergâhıdır: düşey inişler, dönüşler ve kanal içindeki kıvrımlar dahil.

Haritadan ölçülen kuş uçuşu mesafe bu güzergâhtan kısa çıkar. Üçüncü bir konu ortam: cephede ve çatıda kalan kablo güneş ve nem görür, bu yüzden iç mekâna göre farklı bir kılıf gerekir. Kesit seçimi ve döşeme biçimi yetkili bir elektrikçinin kararıdır; tabela üreticisi tabelanın akımını ve kaynağın konumunu verir, hattı kuran taraf kesiti belirler.

  • Akım taşıma kapasitesi döşeme biçimine göre değişir; aynı kesit her yerde aynı akımı taşımaz.
  • Gerilim düşümü mesafeyle büyür ve uzun güzergâhlarda belirleyici sınır olur.
  • Hesaba giren boy fiili güzergâhtır; düşey inişler ve dönüşler sayılır.
  • Dış ortamda kalan bölüm için güneşe ve neme dayanıklı kılıf gerekir.
  • Kesit kararı elektrik tarafının, akım bilgisi tabela tarafının sorumluluğundadır.
07

Sigorta ve kaçak akım koruması nasıl seçilir?

Sigortanın görevi, hatta kaldıramayacağı bir akım geçtiğinde devreyi açmaktır; bu yüzden değeri kablonun taşıma kapasitesinden büyük olamaz. Bu sıralama atlandığında ortaya çıkan sahne tanıdıktır: sigorta atmaya başlar, biri gelip daha büyük bir sigorta takar ve kablo artık korumasız kalır. Sigortanın bir de karakteristiği vardır.

Anahtarlamalı güç kaynakları enerjilendiği anda, giriş devresindeki kondansatörlerin dolması yüzünden çok kısa süreli ama yüksek bir akım darbesi çeker ve bu darbe çıkışa bağlı modül sayısından bağımsızdır. Birden çok kaynak aynı anda devreye girdiğinde darbeler üst üste biner. Normal yük sınırın altında olsa bile koruma elemanı bu ilk anda açabilir; bu yüzden karakteristik seçimi ayrı bir karardır.

Kaçak akım korumasında ikinci bir toplama daha vardır. Bu tip kaynakların girişinde, gürültüyü bastırmak için toprağa bağlı küçük kondansatörler bulunur ve bunların her biri sürekli olarak küçük bir kaçak akım geçirir. Tek cihazda fark edilmeyen bu akım, aynı röle altında birçok kaynak toplandığında rölenin eşiğine yaklaşabilir.

Tabela tarafı bu kararlara iki bilgi verir: kaynakların giriş akımı ve devreye girme darbesine dair üretici değeri; değer, karakteristik ve kaçak akım düzeni elektrik tarafında belirlenir.

Sigorta sık atıyorsa önce sebebi bulunur: yükün kendisi mi, devreye girme darbesi mi, yoksa rutubetten doğan bir kaçak mı? Sigortayı büyütmek bu üç sebepten hiçbirini çözmez.

08

Mevcut hat yeterli mi? Bu soru nasıl cevaplanır

Soru tahminle değil sayımla cevaplanır ve dört adımı var. Birinci adım hattı tanımlamaktır: tabelanın bağlanacağı prizi ya da klemensi hangi sigorta besliyor? Pano etiketlenmemişse bunu bulmanın yolu sigortaları tek tek indirip hangi noktanın enerjisiz kaldığını görmektir; bu işi panoda çalışmaya yetkili kişi yapar. İkinci adım o hattaki mevcut yükleri saymaktır.

Çoğu dükkânda cephe hattı tek bir şey beslemez: vitrin spotları, bir dış aydınlatma, bazen bir klima dış ünitesi ya da bir buzdolabı aynı hatta olabilir. Bu kalemlerin yükü etiketlerinden okunur. Üçüncü adım ölçümdür: pens ampermetre ile hattın gerçek akımı, en yoğun çalıştığı anda okunur. Tabela henüz asılmamışsa bu okuma mevcut yükü verir ve tabelanın etiketten bulunan giriş akımı bunun üzerine eklenir.

Dördüncü adım karşılaştırmadır: toplam akım, hattın kesitinin taşıma kapasitesine ve sigortanın değerine karşı değerlendirilir. Sonuç üç yönden birine çıkar. Mevcut hat payıyla birlikte yetiyorsa bağlantı mevcut hattan alınabilir. Yetmiyor ama pano kaldırıyorsa tabelaya kendi hattı çekilir. Pano tarafı da yetmiyorsa iş tabelanın ötesine geçer ve elektrik tesisatının o bölümü ele alınır.

  • Tabelayı besleyecek noktanın hangi sigortadan geldiği önce belirlenir.
  • Aynı hattaki vitrin, dış aydınlatma ve motorlu yükler tek tek sayılır.
  • Mevcut akım, yüklerin en yoğun olduğu anda pens ampermetreyle okunur.
  • Tabelanın giriş akımı ölçülen değerin üzerine eklenir, ortalama alınmaz.
  • Çıkan toplam hem kesitin kapasitesine hem sigortanın değerine karşı değerlendirilir.
09

Hangi cephelerde mevcut hat daha sık yetersiz kalır?

Cevap büyük ölçüde yapı stoğuyla ilgilidir ve birkaç tipik durum öne çıkar. Eski çarşı ve kapalı pasaj dokusunda tesisat çoğu zaman yıllar içinde ekleme üstüne eklemeyle büyümüştür; panoda hangi sigortanın neyi beslediği çoğu zaman yazılı değildir ve cepheye çıkan hat zamanında bir tabela için değil tek bir ampul için düşünülmüştür.

İkinci tipik durum daireden dönüştürülmüş dükkânlardır: hat konut yüküne göre kurulmuştur, cephede ise şimdi ışıklı bir tabela ve vitrin aydınlatması vardır. Üçüncüsü sanayi ve lojistik tesisleridir; burada sorun çoğu zaman kapasiteden çok mesafedir, çünkü tabela ya da totem binadan ve panodan onlarca metre ötede durabilir. Böyle bir hatta belirleyici sınır çoğu zaman gerilim düşümüdür.

Dördüncüsü yeni yapılardır; pano düzeni genellikle daha derli topludur, buna karşılık cephe hattının nereye kadar çekildiği binadan binaya değişir ve dükkân teslim edilirken cepheye hiç hat bırakılmamış olabilir. Her dört durumda da yapılacak iş aynıdır: tahmin etmek yerine panoyu açıp hattı saymak.

10

Hesabı geçersiz kılan değişiklikler hangileri?

Bir kez yapılan hesap, tabela değişmediği sürece geçerlidir; değişiklik olduğunda ise sessizce geçersizleşir ve bunu kimse fark etmez. En yaygın olanları şunlar. Modül değişimi: bir bakım sırasında eski modüllerin yerine daha parlak olanlar takıldığında modül sayısı aynı kalır ama modül başına güç büyür, dolayısıyla giriş akımı da büyür.

Harf veya bölüm eklemesi: işletme adının yanına bir alt satır, bir logo kutusu ya da ikinci bir tabela eklendiğinde yeni kaynak da eklenir ve yeni giriş akımı eski hattın üzerine biner. Aynı hatta yeni kalem bağlanması: vitrin spotları, bir yönlendirme kutusu ya da cephe aydınlatması tabela hattına alındığında tabelanın yükü değişmese bile hattın yükü değişir.

Neon düzeninden LED düzenine geçiş: burada yük çoğu zaman düşer, ama besleme biçimi tamamen değişir ve eski hattaki koruma yeni cihazların devreye girme darbesine göre seçilmemiştir. Beşinci bir durum daha var: arızalanan bir kaynağın başka bir modelle değiştirilmesi. Yeni cihazın giriş akımı eskisiyle aynı olmak zorunda değildir ve değişim sırasında o satır çoğu zaman okunmaz.

Bu beşinin ortak noktası şu: değişiklik tabelanın görünümünde küçük, hattın hesabında büyüktür. Bu yüzden her müdahalede iki satır not etmek yeterlidir — ne eklendi ve giriş akımı ne kadar oldu.

Tabela dosyanızda kaynakların giriş akımı yazılıysa, yıllar sonraki bir ekleme kararı cephede ölçüm yapmadan tartışılabilir.

11

Elektrikçiyi cepheye çağırmadan önce toplanacak altı bilgi

Bu altı satır hazırsa cephedeki inceleme bir keşif turu değil, bir doğrulama olur.

  • Tabelanın kaç kaynağı var ve nerede duruyorlar: Kutunun içinde mi, asma tavanda mı, ayrı bir muhafazada mı? Kaynak sayısı toplanacak giriş akımının kaç kalemden oluştuğunu söyler; konum ise kabloların nereden geçtiğini.
  • Her kaynağın etiketindeki giriş satırı: Gerilim aralığı ve o aralıkta çekilen akım. Etiketin fotoğrafını çekin; silikse model adını not edin. Hesap bu satırla kurulur, çıkış satırıyla değil.
  • Tabelayı besleyecek noktanın hangi sigortadan geldiği: Pano etiketliyse yazın; değilse etiketlenmesini isteyin. Bu bilgi hem şimdi hem her bakımda zaman kazandırır.
  • Aynı hatta bağlı diğer kalemlerin listesi: Vitrin spotları, cephe aydınlatması, varsa motorlu bir yük. Her birinin etiketindeki güç değerini yanına yazın; tahmini değeri değil.
  • Pano ile tabela arasındaki fiili güzergâh ve boyu: Düşey inişler, dönüşler ve kanal içindeki kıvrımlar dahil. Bu boy gerilim düşümü hesabının girdisidir ve kuş uçuşu mesafeden uzundur.
  • Hattın mevcut akımı, en yoğun anda ölçülmüş: Ölçümü panoda çalışmaya yetkili kişi yapar. Vitrin ve tabela dışındaki yükler de açıkken okunan değer, üzerine ekleme yapılacak taban değerdir.
12

Hat hesabında sık yapılan beş hata

Beşi de iyi niyetle yapılıyor ve beşinde de ortaya çıkan sayı gerçek yükten küçük kalıyor.

  • Kaynağın çıkış gücünü şebeke yükü saymak: Çıkış satırı modüllere verilen gücü anlatır; şebekeden çekilen güç dönüşüm kaybı yüzünden bundan fazladır. Hesap çıkış satırıyla kurulduğunda hat olduğundan küçük bir yüke göre seçilmiş olur.
  • Sigorta attığı için sigortayı büyütmek: Koruma elemanının değeri kablonun taşıma kapasitesine bağlıdır. Büyütülen sigorta atmayı keser ama kabloyu korumasız bırakır; görünen belirti kaybolurken asıl sorun yerinde kalır.
  • Cephedeki ikinci kaynağı hesaba katmamak: Tabela tek parça görünse bile içinde birden çok kaynak olabilir, hele sonradan bir bölüm eklendiyse. Giriş akımları toplanır; biri unutulduğunda eksik kalan tam o kadardır.
  • Mevcut hattı 'yıllardır sorun yok' diye yeterli saymak: Hat bugünkü yüküyle sorunsuz çalışıyor olabilir; soru o yükün üzerine tabela eklendiğinde ne olacağıdır. Sorunsuz geçmiş, yeni yük için bir ölçüm değildir.
  • Akımı tabela tam parlaklıkta değilken ölçmek: Kısma düzeni olan ya da bölüm bölüm devreye giren tabelalarda ölçüm en yüksek yük anında yapılmalıdır. Düşük parlaklıkta okunan değer hattın gerçekte göreceği akımı göstermez.