Işıklı tabelalarda en sık gelen çağrı, tabelanın komple sönmesi değil, bir bölümünün sönmesidir. İşletme sahibi akşam cepheye bakıyor, üç harf yanıyor, dördüncü karanlık; ya da tabelanın sağ yarısı normal, sol yarısı ölü. Bu tabloda ilk refleks genellikle "LED'ler bitmiş" olur ve tabelanın tamamının değişmesi teklif edilir. Oysa aynı görüntüyü birbirinden tamamen farklı dört sebep üretir ve bunların maliyeti de müdahalesi de aynı değildir.

Bu yazı, servis çağırmadan önce cepheden bakarak yapabileceğiniz ayrımı anlatıyor: karanlık bölgenin şekli, sönmenin ani mi kademeli mi olduğu, gündüz yüzeyde görünen izler ve tabelanın kaç yıldır çalıştığı bir arada okunduğunda dört olasılıktan hangisinde olduğunuz büyük ölçüde belli olur. Hiçbir adımda kapak açmanızı istemiyoruz; ölçüm ve müdahale kısmı elektrikle çalışan bir işi ve yüksekte çalışmayı gerektirir.

Bu konuda yaptığımız işler

Tüm projeler

Benzer bir iş mi planlıyorsunuz? Uygulama alanının fotoğrafını gönderin; ölçüyü ve malzemeyi birlikte netleştirelim.

01

Karanlık bölgenin şekli neyi gösterir?

Işıklı bir tabelanın içi tek bir aydınlatma kütlesi değildir. Kutu harflerde her harfin kendi gözü ve o gözün içinde birbirine seri bağlı LED modülleri vardır. Panolu tabelalarda ise yüzeyin arkasına modül sıraları döşenir ve bu sıralar gruplar hâlinde güç kaynaklarına bağlanır. Arıza, elektriğin bu ağaç yapısında nerede kesildiğine göre farklı bir şekil bırakır.

Tek bir gözün içindeki kopukluk o harfi ya da harfin bir bölümünü karartır, komşusuna dokunmaz. Bir güç kaynağının arızası ise o kaynağa bağlı bütün sıraları aynı anda söndürür; bu yüzden tabelanın "yarısı" ya da "bir sırası" gibi geometrik olarak düzgün bir parçası kararır. Cepheden bakarken sormanız gereken soru şu: karanlık alan bir harfin sınırında mı bitiyor, yoksa harflerden bağımsız düz bir hat boyunca mı?

  • Tek harf ya da harfin bir köşesi karanlık: arıza o gözün içindeki modülde veya o gözün besleme kablosunda.
  • Yan yana birkaç harf birden karanlık: o harfleri besleyen ortak hat ya da güç kaynağı devre dışı.
  • Tabelanın düzgün bir yarısı karanlık: iki güç kaynağından biri arızalı; harflerle değil beslemeyle ilgili.
  • Bütün tabela karanlık: sorun büyük olasılıkla tabelanın içinde değil, panodaki sigortada veya besleme hattında.
02

Elektriği kesmeden hiçbir kapak açılmaz

Bir sonraki bölümlere geçmeden bunu ayrı yazmamızın sebebi var: ışıklı tabela şebeke gerilimiyle beslenen bir cihazdır ve güç kaynağının giriş tarafında şebeke gerilimi vardır. Tabela söndüğü için içinin de gerilimsiz olduğunu varsaymak yanlıştır; çoğu arızada besleme hattı diridir, kesilen şey çıkıştaki düşük gerilimdir. Kutu harflerin arka kapağını ya da panonun servis kapağını açmadan önce tabelanın beslendiği sigorta panodan indirilir ve indirildiği görülür.

İkinci konu yükseklik: cephe tabelaları çoğunlukla merdivenle güvenli biçimde erişilemeyecek yüksekliktedir ve tabelanın kendisi tutunma noktası değildir. Bu iki sebeple aşağıdaki teşhis adımlarının tamamı gözle, cepheden yapılacak biçimde yazıldı. Kapak açma, ölçüm ve değişim kısmını yetkili bir ekibe bırakın.

Sigortayı indirmeden kapak açmak, tabela sönük olsa bile şebeke gerilimine temas riski taşır.

03

Güç kaynağı arızasını sönme şeklinden ayırmak

Güç kaynağı, şebeke gerilimini LED modüllerinin çalıştığı düşük gerilime çeviren kutudur; sektörde trafo ya da sürücü olarak da geçer. Bir güç kaynağı arızalandığında ona bağlı bölüm aniden ve tamamen söner; kademeli zayıflama olmaz. İşletme sahibi genellikle "dün akşam yanıyordu, bu akşam yarısı yoktu" der. İkinci bir işaret, sönen bölümün sınırının harf düzeniyle değil montaj düzeniyle uyuşmasıdır: örneğin altı harfli bir tabelada ilk üç harf yanıyor, son üç harf sönükse, muhtemelen iki güç kaynağı vardır ve her biri üç harfi beslemektedir.

Üçüncü işaret, aralıklı çalışmadır: zayıflamış bir güç kaynağı ısındıkça korumaya geçip söner, soğuyunca tekrar yanar. Bu yüzden "bazı akşamlar yanıyor, bazı akşamlar yanmıyor" tarifi neredeyse her zaman modülü değil beslemeyi işaret eder.

04

Sıranın sonuna doğru zayıflama: gerilim düşümü

Bazı tabelalarda karanlık bir bölge yoktur; onun yerine bir sıranın başı parlak, sonu soluktur. Bu, arıza değil tasarım sonucudur ve adı gerilim düşümüdür. Elektrik, kablo boyunca ilerledikçe bir miktar gerilim kaybeder; kablo kesiti küçükse, hat uzunsa veya bir güç kaynağına gereğinden fazla modül bağlanmışsa sıranın sonundaki modüllere anma geriliminin altında bir değer ulaşır ve o modüller daha az ışık verir.

Gündüz farkı görülmez, gece bakıldığında yüzeyde bir taraftan diğerine giden yumuşak bir geçiş olarak okunur. Bunun önemi şu: sondaki modülleri değiştirmek sorunu çözmez, çünkü modüller sağlamdır. Çözüm hattın bölünmesi, besleme noktasının ortadan verilmesi ya da kablo kesitinin büyütülmesidir. Yeni bir tabela yapılırken bu hesap baştan yapılmazsa aynı sonuç ilk günden ortaya çıkar.

Modüller sağlamken değiştirilirse fatura ödenir ama solukluk aynı kalır; bu yüzden teşhis ile onarım arasındaki sıra önemlidir.

05

Su ve nem: en sık ve en sinsi sebep

Dış cephede çalışan bir tabelanın içine su girmesi, tek tek modül arızasının en yaygın sebebidir. Su doğrudan yukarıdan girmek zorunda değil; harfin alt kenarındaki tahliye deliği tıkandığında yağmur suyu içeride birikir, kablo girişlerindeki rakor gevşediğinde nem yavaşça ilerler, kışın gündüz ısınıp gece soğuyan gövde içine nemli hava çeker.

Sonuç genellikle tek bir noktada başlar: bir modülün lehim bacağı veya konnektörü oksitlenir, direnç artar, o modül söner ve seri bağlı olduğu için arkasındaki modülleri de söndürür. Gündüz cepheye baktığınızda ipucu bulabilirsiniz: pleksi yüzeyin iç tarafında kalmış su izi, harfin alt kenarında kireç akması, yüzeyde lokal sararma ya da harf içinde gölge gibi duran lekeler nem geçmişini gösterir.

Bu tabloda tek modül değiştirmek işi kapatmaz; su yolunun kapatılması gerekir, aksi hâlde aynı harf birkaç ay sonra tekrar söner.

  • Harflerin alt kenarındaki tahliye delikleri açık mı, boya veya silikonla kapanmış mı?
  • Kablo giriş noktalarında rakor ve sızdırmazlık duruyor mu, yoksa kablo çıplak bir delikten mi geçiyor?
  • Pleksi yüzeyin iç tarafında su izi, kireç akması ya da lokal sararma var mı?
  • Aynı harf daha önce de söndü mü? Tekrarlayan arıza neredeyse her zaman su demektir.
06

Tek modül mü, tüm seri mi: onarım kararı nerede değişir?

LED modülleri bir gözün içinde genellikle seri bağlanır. Bunun pratik sonucu, tek bir modülün ölmesinin arkasındaki bütün modülleri de söndürmesidir; yani sönen alanın büyüklüğü bozulan parçanın büyüklüğüyle aynı değildir. Bu yüzden "yarım harf gitti" tarifi, yarım harfin modüllerinin bittiği anlamına gelmez; çoğu zaman tek bir bağlantı noktasıdır.

Servis bu noktayı bulup değiştirdiğinde harfin tamamı geri gelir. Karar noktası şurada değişir: tabela yeterince eskiyse ve modüller aynı üretim partisinden geliyorsa, birinin ölmesi diğerlerinin de ömrünün sonuna yaklaştığının işaretidir. Böyle bir tabelada tek tek modül değiştirmek, her birkaç ayda bir yeni bir servis çağrısı demektir.

Ayrıca yeni modülün rengi eskilerle birebir tutmayabilir ve yüzeyde lekeli bir görünüm oluşur. Bu iki sebep bir araya geldiğinde o gözün ya da tabelanın aydınlatmasının tamamen yenilenmesi daha doğru karardır.

07

Renk kayması ve sararma: sönmeyen ama bozulan tabela

Her şikâyet sönmeyle ilgili değildir. Bazı tabelalarda ışık vardır ama yüzey artık ilk günkü gibi durmaz: beyaz harfler sarıya kaçmıştır, bir bölge diğerinden daha mavi görünür, ya da gündüz bakıldığında pleksi mat ve grimsi durur. Burada iki ayrı olay karışır. Birincisi modül tarafındaki renk kaymasıdır; aynı tabelada farklı zamanlarda değiştirilmiş modüller varsa bölgeler arasında sıcaklık farkı gözle görülür hâle gelir.

İkincisi yüzey tarafındaki yaşlanmadır; ultraviyole ışık ve hava kirliliği pleksi yüzeyi zamanla soldurur, özellikle güneşe bakan cephelerde. Bu ikisini ayırmak önemli, çünkü çözümleri farklı: renk kayması aydınlatmanın bir bütün olarak yenilenmesiyle, yüzey yaşlanması ise ön yüzün değişmesiyle çözülür. Tabelayı komple yenilemek gerekip gerekmediği de tam olarak bu ayrıma bakılarak söylenir.

08

Ne zaman onarım, ne zaman yenileme?

Bu soruya tek bir yıl ya da tek bir eşikle cevap vermek doğru olmaz; tabelanın hangi malzemeden yapıldığı, hangi cephede durduğu ve kaç kez müdahale gördüğü belirleyicidir. Buna rağmen kararı somutlaştıran birkaç ölçüt var. Gövde ve yüzey sağlamsa, arıza ilk kez oluyorsa ve sönen bölge tek bir gözle sınırlıysa onarım hem daha hızlı hem daha ucuzdur.

Aynı tabelada üçüncü kez aynı bölge sönüyorsa sorun parçada değil su yolunda ya da besleme hesabındadır; o zaman parça değiştirmek para harcamanın uzun yoludur. Yüzeyde sararma, çatlak ya da darbe varsa, montaj taşıyıcısında pas veya oynama varsa, ya da tabela artık işletmenin bugünkü kimliğini taşımıyorsa yenileme kararı zaten teknik olmaktan çıkıp ticari bir karara dönüşür.

Her durumda önce teşhis, sonra teklif: hangi parçanın neden değiştiğini söylemeyen bir teklif, ikinci kez aynı arızayı ödemenize yol açar.

09

Servisi ararken elinizde olması gerekenler

Aşağıdakiler telefonda söylendiğinde ekip doğru parçayla gelir; söylenmediğinde çoğu zaman ilk gidiş yalnızca teşhise harcanır.

  • Gece fotoğrafı: Tabelanın karanlıkta, cepheden ve mümkünse karşı kaldırımdan çekilmiş fotoğrafı. Karanlık bölgenin sınırı bu fotoğraftan okunur.
  • Gündüz fotoğrafı: Aynı açıdan gündüz çekilmiş kare. Yüzeydeki su izi, sararma ve çatlak yalnızca gündüz görünür.
  • Sönme biçimi: Bir anda mı söndü, yoksa günler içinde mi zayıfladı? Aralıklı yanıp söniyor mu? Bu tek cümle beslemeyle modülü birbirinden ayırır.
  • Tekrar bilgisi: Aynı bölge daha önce söndü mü, ne zaman ve ne yapıldı? Tekrarlayan arıza parça değil su ya da hesap sorunudur.
  • Erişim durumu: Tabela kaçıncı katın hizasında, önünde araç park edilebiliyor mu, cephede platform kurulabilir mi? Erişim, işin süresini belirleyen asıl kalemdir.
  • Elektrik noktası: Tabelanın beslendiği sigortanın panoda hangisi olduğu biliniyor mu? Bilinmiyorsa ekip bunu bulmaya zaman harcar.
10

Bu arızada en sık yapılan dört hata

Dördü de aynı sonuca çıkıyor: para harcanıyor ama tabela birkaç ay sonra yine sönüyor.

  • Sağlam modülü değiştirmek: Zayıflama gerilim düşümündense modüller sağlamdır. Değiştirilen parça da aynı hattın sonunda olduğu için aynı şekilde soluk yanar.
  • Su yolunu kapatmadan parça değiştirmek: Nem girişi duruyorken yeni modül de aynı noktada oksitlenir. İkinci arıza genellikle bir sonraki yağmurlu döneme denk gelir.
  • Tahliye deliklerini silikonla kapatmak: Deliğin işi suyu içeride tutmak değil dışarı almaktır. Kapatıldığında harf su toplar ve arıza hızlanır.
  • Teşhissiz komple yenileme teklifi almak: Tek bir güç kaynağı arızasında tabelanın tamamının yenilenmesi teklif edilebiliyor. Hangi parçanın neden değiştiğini soran tek bir soru bu farkı ortaya çıkarır.